Solak Değirmen

[huge_it_slider id=”3″]

Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli hizmetlerde bulunan, Bursa’nın fethine katılan Abdal Musa Ege üzerinden önce Kalkan’a, ordan da bugünkü yerine gelip bir dergâh kurar. İlim irfan yayılan bu dergâhta aynı zamanda açların doyurulduğu, susuzların kandırıldığı, çıplakların giydirildiği, evsizlerin barındırıldığı bir ortak yaşam da sürdürülmektedir. Günden güne kökleşen dergâhın ünü giderek yayılır, daha çok insan tarafından ziyaret edilmeye başlar. Bu nedenle Pir de dahil herkesin aynı yemeği bölüştüğü dergâhta kaynayan kazanlara her geçen gün bir yenisi eklenir, onları dolduracak yiyeceğe gereksinim de buna paralel olarak artar.

 

En temel besin maddesi ekmeği yapacak unu öğütmek için çevrede bir tek un değirmeni bulunmaktadır. Dergâhın artan un ihtiyacını karşılamak üzere çözüm arayan Abdal Musa komşu köydeki bu değirmenin sahibi olan Marko adındaki Rum’un yanına gider. Bir çatının altında dört taştan ibaret değirmeni kendisine satmasını ister ama satmaz Marko. Abdal Musa bu kez değirmeni kendilerine kiralamasını teklif eder ama O bunu da kabul etmez ve O’nu kovar. Bunun üzerine; “burası benimdir, nasıl kovarsın?” diyen Abdal Musa çözüm için zamanın mahkemesi kadıya başvurur. Kadı keşif ister ama keşfe gelmeden davalılardan her birinin ifadesini alıp değirmenlerinin özelliklerini sorar. Marko;

 

“Benim değirmenim dört taşlı bir değirmendir, başka bir niteliği yoktur” diyerek betimler değirmenini. Değirmeninin özellikleri sorulan Abdal Musa ise;

“Marko değirmeni bilmiyor, nasıl sahibi olabilir? Benim değirmenim dört taşlı ise de sağdaki değirmen solak döner,  ayrıca ommanının başında ulu bir çınar vardır” der. Değirmenlerin yanına varsalar ki gerçekten değirmenin biri solak dönüyor, ommanının başında da yaprakları seher yeli ile fışır fışır salınan ulu bir çınar… O zaman Abdal Musa’nın kerameti karşısında büyülenen Marko değirmen gibi adından da geçer, o günden sonra Abdal Musa dervişlerinden “Murat Baba” olur.

 

Yörede Solak Değirmen hakkında mucizelerin yaşandığı, solak taşın bir gece kendi kendine çalışması üzerine gelindiğinde bir dervişin gelip değirmene temiz bakmadığı için değirmenciyi uyardığı anlatılır. Bugün suyu olmadığı için çalışmasa da Solak Değirmen Alevi-Bektaşi inancında kutsal bir ziyaretgâh olarak önemini korumaktadır.