Dur Dağı

A post shared by cengizhan (@cdukluk) on

Dur Dağı, Abdal Musa ile anılan efsanalere ve kerametlere ev sahipliği yapıyor. Tekke köyünden Alevi Dedesi Hüseyin Eriş, Kaygusuz Abdal’ın ocağına sığındığı Abdal Musa’nın kırk müridiyle birlikte semah dönerken dağların ve taşların da arkalarından yürüdüğünü ve Abdal Musa Sultan’ın ‘dur dağım’ dediğinde dağları durdurduğuna ilişkin bir efsaneden söz ediyor.

Efsaneye göre, Kaygusuz, Abdal Musa’ya biat ederek müridi olur. Oğlunun eve dönmediğini gören Alaiye Bey’i, Teke Bey’ine durumu bildirir ve oğlunu kurtarmasını ister. Teke Bey’i ile mücadele eden Abdal Musa ve müritlerinin semah ederek ilerlemeleri üzerine, dağ da onların ardından hareket etmeye başlar. Abdal Musa bunu görünce, “Dur, dağım dur” der ve dağ durur. Daha sonra ağaçlar ve taşlar coşa gelip Abdal Musa ile birlikte Teke Beyi’ne karşı yürürler. Dur Dağı’nda ne kadar ağaç, taş varsa hepsi halka olup Abdal Musa ile semah dönerler. Sultan Abdal Musa ile dervişleri, semah ederek Teke Beyi’nin yaktırdığı büyük ateşin içine dalarlar ve ateşi çiğneyerek söndürürler.

Yedi tepeli dağın adı bu efsaneden sonra ‘Dur Dağı’ olarak anılıyor. Bu nedenle her yıl dünyanın değişik yerlerinden gelen Aleviler bu bölgeyi ve türbeyi ziyaret edip, kurbanlar kesiyor. Ayrıca tasavvuf şiirinin en güçlü isimlerinden Kaygusuz Abdal’ın yetiştiği dergah olan bu önemli inanç merkezine geçmişte ‘devlet eliyle’ bir kültür merkezi de inşa edilmiş. Her yıl Haziran sonunda burada önemli etkinlikler yapılıyor, siyasiler, yöneticiler bölyege çıkartma yapıyor.

1 2 3